Yazarlar

Yoksa izahı, olur mizahı

Yoksa izahı, olur mizahı

Son günlerin en çok tartışılan konularının başında yollara bolca konulan radarlar. Bayramda seyahate çıkanların ceza yemeden dönenleri çok az.
Trafik cezalarının artmasına kimse karşı değildir. Caydırıcı cezalar, kazaları önemli ölçüde azaltacaktır. Karşı çıkılan konu ise radarların vatandaşa tuzak şeklinde konumlandırılması.
Bölünmüş yollarda hız limiti 120 km+%10 tolerans ile 132 km. Bu hızla giden bir araç aniden 90 km’ye ardından da 70 – 50 hatta 30 km hıza düşemez. Düşmeye çalıştığında kaza riski çok artar.

Böyle olduğunu yetkililer bilmiyor mu?
Tabii ki biliyor. Ancak hazineye para lazım.
Vatandaştan ne koparırsak kar…

Yol, köprü yapmaktaki amaç seyahat güvenliğini artırmak, varış sürelerini kısaltmaktır. Bizde ise yapılan yol ve köprüler varış sürelerini uzatmıştır

Bu kadar radarın olduğu yerde Karadeniz uşağı durur mu? Türküyü patlatmış…

” Radar cezalarını
Devlet bize yolladı
Amasya-Merzifon’da
Eşek bizi solladı “

Yoksa izahı, olur mizahı…

Millet olarak birçok meziyetimizle haklı olarak övünürüz. Bence en takdir edilecek yanımız çalışmamak üzerine bulduğumuz yöntemlerdir.
Aslında hepimiz çalışmak isteriz. Ama iş nerede…
Çalışmak isteriz tabii ki ama rahat bir iş olmalı, kesinlikle masa başı olmalı.
Kapıda sekreter, çaycı v.s olmayan bir yerde çalışmamızı beklemiyorsunuz değil mi?

Cumartesileri çalışamayız. İstediğimiz zaman çıkıp gideceğimiz bir ofisimiz olmalı. Facebook, Twiter, Instagram gibi platformlarda fink atmak en doğal hakkımızdır.

ENGELLENEMEZ.

“Türk Milleti Çalışkandır.”

Kocaman bir hayal kırıklığı, neden çalışalım ki, enayi miyiz?
Nasılsa yardımlarla günü kurtarıyoruz.
Yarından bize ne…

Toplu sözleşme pazarlığından çıkan sendika başkanı, isçilere ateşli bir konuşma yapmaktadır.

– “Arkadaşlar, Yönetimle yeni bir sözleşme yaptık. Bundan böyle haftanın dört günü daha çalışmayacağız”
Kalabalık,

– “Yaşasın” diye bağırır.
– “Çalışma saatimiz beşte değil, dörtte bitecektir”
– “Yaşhaaaaaa”
– “Çalışmaya dokuzda değil, onbirde başlayacağız”
– “Helaaal”
– “Maaşlarımız yüzde 150 artacaktır”
– “Vaaaaaauuuuuvvvv”
– “Yalnızca Çarşambaları çalışacağız”

Bu sözün ardından derin bir sessizlik olur.
Derken arkalardan bir ses duyulur:
– “Her Çarşamba mı ?”

Dursun Arık
Paylaş :

Comment here