Manşet

Ürünlerimizle her gün binlerce insanın evine giriyor,sofralarında yerimizi alıyoruz

 

 

Yayla Agro Gıda son günlerin en fazla konuşulan firmalarından biri. Biz de bu sayımızda Yönetim Kurulu Başkanı
Hasan GÜMÜŞ’ü sayfalarımıza konuk ettik. Yayla Agro Gıda hakkında aldığımız bilgileri sizler ile paylaşıyoruz.

  • Şirketinizin kuruluşu hakkında bilgi verir misiniz? 

Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra bir yandan ailemin lojistik işleri ile ilgilenirken bir yandan da yeni iş fırsatlarını araştırıyordum. Bu sırada beklediğim fırsat gıda sektöründe karşıma çıktı. Ankara Gimat Gıda Toptancılar Sitesi’ndeki küçük bir işletme satışa çıkmıştı. 144 metrekarelik bir dükkânda, bir paketleme makinası ve 8-10 personelin çalıştığı bu şirketi satın alarak gıda sektörüne adım attım. İşimize geniş bir perspektifle bakarak, büyüme potansiyeli olan alanları saptayıp, farklı nasıl yapabiliriz konusuna odaklandım. Pazarı daha iyi tanımaya başlayıp potansiyelinin yüksekliğini gördükçe bu sektörde büyümeye dönük adımlarımız da hızlandı. Üretim kapasitesini artırmaya, ambalaja, dağıtım ağını genişletmeye ve pazarlamaya yatırım yaptık. Yerel zincirler aracılığıyla markamızı Ankara’nın dışına çıkararak Türkiye çapında ulaşılabilir olmasını ve tanınmasını sağladık. 

2007 yılında 28 bin metrekarenin üzerinde kapalı alana sahip Ankara’daki fabrikamızı açtık. Aynı yıl ihracata da başladık. Dünyada söz sahibi olmak ve markalaşmak için Türkiye sınırlarının dışına çıkmak gerekiyordu. 2012 yılında Mersin fabrikamızı devreye aldık. Üretim kapasitesi ve büyüklüğü ile Türkiye’nin ve bölgenin de önde gelen üretim tesislerinden birini kurduk. Dış ticaret operasyonlarını da yürüttüğümüz ve Ar-Ge Merkezi’mizin de yer aldığı Mersin tesislerimizde, klasik pirinç ve bakliyattan hazır yemeklere kadar çok geniş bir segmentte dünya standartlarında üretim gerçekleştiriyoruz.

Başlangıçta aylık 100 ton üretim kapasitesine sahip olan Yayla Agro Gıda, bugün yıllık yaklaşık 1 milyon ton klasik pirinç ve bakliyat, yıllık yaklaşık 35 milyon adet paketli hazır yemek üretim kapasitesiyle çalışan 65’in üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren, ülkemizin sayılı sanayi şirketleri ve ihracatçıları arasında yer alan bir şirket konumuna geldi.

  • Faaliyet alanlarınız neler?

Pirinç, bakliyat ve işlenmiş gıda ana faaliyet alanlarımızı oluşturuyor. Ülkemizde ve dünya genelinde tüketici trendlerini, alışkanlıklarını ve beklentilerini yakından izliyor, tarladan çatala tüm süreçlerde kaliteli, güvenilir, inovatif, pratik ve erişilebilir ürünler geliştirmeyi büyüme stratejimizin ana bileşeni olarak görüyoruz. Bitkisel protein bazlı ürünlerimizle toplum sağlığına katkıda bulunuyoruz.

Geniş bir ürün yelpazemiz var. ‘Pişir Ye’ kategorisinde klasik pirinç ve bakliyatlar, mevsiminde kurutulmuş sebzelerle harmanlanmış bulgur, pirinç ve çorba karışımları; gurme ürünler (Chia, kinoa, keten tohumu vb.), süper gıdalar, ‘Aç Kullan” kategorisi al­tında haşlanmış bakliyat çeşitleri; ‘Aç Ye’ kategorisinde Yemek Hazır ürünlerinden pilaki, salata hazır, zeytinyağlı yemekler ve hoşaf; ‘Isıt Ye’ kategorisinde çeşit çeşit çorbalar, bulgur ve pirinç pilavları, makarnalar ve etli yemekler üretiliyor.

Yayla, A’la Çiftçi, İri DANEM ve Yunus markalarıyla raflarda yerimizi alıyoruz. Yurtdışında ise ağırlıklı olarak Legurme markamızla hizmet veriyoruz. Ayrıca Türkiye ve yurtdışında çok sayıda perakende zinciri için Private Label (Özel Markalı Üretim) üretim de gerçekleştiriyoruz.

Pirinç, bakliyat, bulgur ve hazır yemek kategorilerinde yer alan ürünlerimizi yurt içinde ve yurt dışında bulunan  bayilerimiz, ulusal ve yerel zincir marketler, discount marketler, bunların dışında kalan ev dışı tüketim (EDT) kanalı (oteller, restoranlar, marketler, kantinler, büfeler vb.), organize toptan ticaret (Gros ve Cash and Carry marketler) marketleri, yardım kuruluşları, kamu kurumları, özel büyük müşteriler ve online platformlar gibi farklı satış ve dağıtım kanalları ile tüketicilere ulaştırıyoruz. Türkiye çapında 81 ilde, 9 EDT ve 56 paketli ürün bayisi yanında 60 binden fazla satış noktasında müşterilerimiz ile buluşuyoruz.

Yurtdışında 65’ten fazla ülkeye bayilik, doğrudan satış kanalları ve kendi pazarlama ağı ile ürünlerimizi ulaştırıyoruz. Ayrıca  www.yaylabakliyat.com ve Türkiye’deki pek çok online platformda; global online pazarda ise Alibaba ve Amazon online platformları üzerinde oluşturduğumuz mağazalarda satış yapıyoruz. Yurtdışı pazarda satış ve dağıtım ağımızı genişletmek, ürünlerimizin yer aldığı perakende satış noktalarının sayısını artırmak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

Pirinç, bakliyat ve işlenmiş gıda sektörüne pek çok ilki kazandıran öncü bir marka konumunda yer alıyoruz. Butik süper gıdalar, pişirilmeye hazır katkısız karışımlar ve “Yemek Hazır” serisini Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda pazara sunduğumuz ve sektörde ilk olan ürünlerimiz arasında sayabiliriz. Yemek Hazır ürün serimiz ile 2021 NielsenIQ BASES Çığır Açan İnovasyonlar, “Gıda” kategorisinde ödüle de layık görüldük.

NielsenIQ 2021 verilerine göre pirinç ve bakliyatta Türkiye’de pazar lideriyiz. Ürünlerimizle her gün binlerce insanın evine giriyor, sofralarında yerimizi alıyoruz. Sağlığımız ve Dünya’mızın geleceği, sürdürülebilirliği açısından çok önemli ve değerli olan bitkisel protein kaynağı ürünlerimizle önemli bir sosyal sorumluluk da üstleniyoruz. Amacımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sağlıklı, besleyici, güvenilir ve sürdürülebilir ürünlerle bu katkıyı daha da artırmak olacak.

  • İhracatınız var mı? Ağırlıklı olarak hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz?

 Altı kıtada 100’den fazla ülke ile dış ticaret ilişkimiz bulunuyor, 65’ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Yayla Agro Gıda olarak toplam dış ticaret hacmimiz 2021 yılında 500 milyon dolara ulaştı.

 2021 yılında ihracat yaptığımız ülkeler arasına; Bosna Hersek, Brunei, Tanzanya, Estonya, Macaristan, Makedonya, Sırbistan, Moğolistan, Japonya, Çin ve Özbekistan’ı da ekledik.

Yurt dışı satışlarımızı ağırlıklı olarak Legurme markamız üzerinden yürütüyoruz. Kültür ve lezzet elçisi markamız Legurme ile ‘Pişir Ye’, ‘Aç Ye’, ‘Isıt Ye’ ve ‘Aç Kullan’ ürünleri üretiyoruz. Legurme’nin klasik pirinç ve bakliyat ürünleri, gurme lezzetler (Chia, kinoa, keten tohumu, amarant vb.), haşlanmış bakliyatlar ve hemen yemeye hazır pratik, katkısız ürünlerden oluşan geniş bir yelpazedeki ürünleri Avrupa başta olmak üzere dünya çapında 65 ülkede afiyetle tüketiliyor. Legurme markamız, 2020 yılından bu yana T.C. Ticaret Bakanlığı “Turquality Marka Destek Programı” kapsamında destekleniyor.

  • AR-GE çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Kurulduğumuz günden itibaren Ar-Ge’nin önemine inanıyor, gıda sektöründe inovatif ürünleri hayata geçirmek ve değişen tüketici tercihlerine uygun ürünler geliştirmek amacıyla çalışıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada en fazla önem verdiğimiz konu Ar-Ge. Dünyada her şey insan istek ve ihtiyaçlarıyla şekilleniyor. Dolayısıyla insan davranışlarının ve tüketim alışkanlıklarının nasıl değiştiğini çok iyi analiz etmek gerekiyor ki bizler de bu analizlere göre yatırımlarınızı şekillendirebilelim. Gerek Türkiye gerekse küresel ölçekte tüketim alışkanlıklarındaki hızlı dönüşümü yakından izlemeye gayret ediyor ve bu dönüşümü ürünlerimize yansıtabilmek için Ar-Ge’yi çok önemsiyoruz.

Bu doğrultuda Yayla Agro Gıda olarak 2018 yılında Mersin’de pirinç ve bakliyat segmentinde sektörün ilk ve tek Ar-Ge Merkezi’ni kurduk. 25 kişilik araştırmacı kadrosuna sahip olan Ar-Ge Merkezi’mizde sağlıklı ve yenilikçi ürünler geliştiriliyor.

Ana faaliyet alanımız olan pirinç, bakliyat, tahıl ve bunların yan ürünlerini kullanarak sağlıklı, lezzetli ve katma değeri yüksek ürünler elde etmek hedefiyle çıktığımız Ar-Ge yolculuğumuzda Türkiye’de ilk olan Yemek Hazır kategorisinde pek çok yenilikçi ürünü sunmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde Yemek Hazır serisine farklı ürünleri kazandırmak ve tüketicilere sunmak üzere Ar-Ge Merkezi’ndeki çalışmalar da sürüyor. Ayrıca bitkisel protein bazlı cipsler, atıştırmalıklar, zenginleştirilmiş gıdalar gibi yeni ürün kategorileri için hazırlıklarımız devam ediyor.

Ar-Ge Merkezi’nde yer alan güçlü cihaz ve pilot ekipman altyapısı, yetkin Ar-Ge personeli ve sektöre hakim danışmanlar ile birlikte insanların ihtiyaç duydukları ürünleri sağlıklı gıda prensibinden ödün vermeden hayata geçiriyoruz. Fikir aşamasından lansman aşamasına kadar kurgulanan proje yönetim sistemi ile doğru ürünler müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde geliştiriliyor.

Doğru ürünü geliştirme noktasında; bilgisayar destekli kayıt sistemi, kontrollü şartlarda raf ömrü analizleri, seçilmiş eğitimli panelist grubu ile duyusal testler, periyodik satış ve tüketim noktası ziyaretleri, yeme içme sektöründeki tecrübeli şeflerin sürece dahil edilerek görüşlerinin alınması gibi birçok süreç yürütülüyor.

Yayla Agro Gıda Ar-Ge Merkezi’nin tamamlanan 7 ve devam eden 7 Ar-Ge projesi olup, bu projelerden 2 tanesi TÜBİTAK 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programı kapsamında desteklendi. Ar-Ge Merkezi’mizde katma değerli ürünler için reçete çalışmaları yapılıyor. 59 adet ürün reçetesi geliştirmiş ve ticarileştirilmiş durumda. Halihazırda hazırlıkları tamamlanan 96 adet reçeteyi de ürün olarak ticarileştireceğiz.

Farklı tüketim alanları ve tüketici gruplarını hedef alan çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Sürekli yenilik ve gelişmeye inanıyoruz.

Ar-Ge Merkezi’nde katkısız, koruyucusuz hazır yemek portföyünü genişletilmesi, fonksiyonel gıdalar, zenginleştirilmiş gıdalar ve sağlıklı atıştırmalıkların geliştirilmesi yanında glutensiz ve vegan ürünlerin sayısının artırılması hedefi ile yapılan çalışmalar sürüyor.

  • Neden halka açılma kararı aldınız… Halka arz gelirini nasıl değerlendirmeyi düşünüyorsunuz?

Halka arz; kurumsallaşma, sürdürülebilir büyüme ve global marka olma yolunda önemli bir aşama olacak. Şirketimizin 25 yılı geride bırakan büyüme yolculuğunda önemli bir eşiği ifade eden halka arz ile önümüzdeki 25 yıla yönelik stratejilerimizi hayata geçirmek için çok daha güçlü ve kurumsal bir yapı kazanmayı hedefledik.

Şirketimizin sürdürülebilir büyüme ve global marka olma vizyonu doğrultusunda gerçekleştirmeyi planladığı stratejik ortaklıklar için de elimiz güçlenecek. Uluslararası stratejik ortaklıkların oluşturulması boyutunda halka arz olmuş kurumsal bir şirket olarak masaya daha güçlü bir kasla oturacağız. Kurumsallaşma, şirketimizin halka arz kararı almasındaki en büyük motivasyonlarından birini oluşturuyor.

Kurumsallaşmanın bir getirisi de sürdürülebilir büyümeye katkısı olacak. Ben bu şirketi sıfırdan başlayarak 26 yılda bir noktaya getirdim. Halka arz sürecinde birinci kuşaktan sonra ikinci ve üçüncü kuşaklara daha kurumsal bir yapıyı devrediyor olmamız lazım. Bu motivasyon da çok önemli. Türkiye’de aile şirketlerinin yaklaşık yüzde 95’i ikinci kuşağa devredilmeden yok olup gidiyor. Bu bizim için en önemli konu. Bundan sonraki süreçte şirketin sürdürülebilirliğinin oluşabilmesi için kurumsal bir altyapı oluşturup şu anda Türk aile şirketlerinin yaşadığı ikinci kuşağa geçmeden yok olma sorununu ortadan kaldırmak istiyoruz. Halka arz kararı almamızın en önemli sebeplerinden biri de bu…

Halka arz ile beraber elde edeceğimiz geliri, katma değeri yüksek daha fonksiyonel gıdaların üretilebildiği bir tesiste Ar-Ge odaklı yatırımlar yapmak suretiyle değerlendireceğiz. 2 yıl önce Niğde Organize Sanayi Bölgesi’nde satın aldığımız 127 bin metrekarelik araziye; ihracat odaklı, yüksek katma değerli ürünlerin üretileceği ve Türk damak tadını dünyaya tanıtabilecek boyutta yeni bir fabrika kurmayı planlıyoruz. Ayrıca üretim faaliyetlerimiz sonucu oluşan pirinç ve bakliyatın yan mamullerini daha katma değerli hale getirerek bitkisel protein bazlı bakliyat atıştırmalıklarına ek olarak fonksiyonel dediğimiz daha zenginleştirilmiş, insanların tüketimine uygun pratik ürünler geliştirmeyi hedefliyoruz.

Her yıl binlerce ton bakliyat ürünü işliyoruz. Bu ürünlerden kırıldıkları için şekil ve görünümleri bozulan ancak besin değerlerini koruyan pirinç ve mercimek, nohut, fasulye gibi bakliyat ürünlerinden sağlıklı cipsler ve atıştırmalıklar üreterek ciddi oranda bir gıda israfının da önüne geçeceğiz. Böylesine değerli ürünlerin sadece görsellikleri bozulduğu için hayvan yemi olarak kullanılması büyük bir gıda kaybı anlamına geliyor. Örneğin; Ar-Ge Merkezimiz bakliyat cipsleri geliştirdi. Türkiye topraklarından çıkan her ürünü maksimum oranda değerlendirerek Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda sağlıklı, katma değeri yüksek ürünlere dönüştürüp gıda sektörüne kazandırmış olacağız. Sektördeki öncü kimliğimizi pekiştirecek, Türkiye’de olmayan ürünler geliştireceğiz.

Yeni fabrika ile Yemek Hazır’daki üretim kapasitemiz de artacak. Tüketiciler, değişen yaşam koşulları ve sağlıklı beslenme trendindeki yükselişle birlikte katkısız, koruyucusuz, hijyenik ve sağlıklı ev yapımı tadında hazır yemeklere her geçen gün daha fazla talep gösteriyor.

Diğer yandan ilk etapta 40 bin metrekarelik kapalı alana sahip olacak fabrikamızın çatısında topraksız tarımla organik üretim yapacağız. Organik ürünlere Avrupa, ABD, Japonya ve Güney Kore gibi birçok ülkeden büyük talep var. Burada domatesinden biberine, sarımsağından soğanına ve maydanozuna kadar birçok ürünü kendi bünyemizde organik olarak yetiştirip, paketleyip ihraç edeceğiz.

Niğde’de planladığımız yatırımın toplam değeri yaklaşık 1,3 milyar TL ancak 2 ya da 3 faz halinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. İlk faz için 500 milyon TL civarında bir yatırım bedeli öngörüyoruz.

 

Loading

Paylaş :

Comment here