Manşet

10 Adımda Gıda İsrafını Nasıl Önleriz?

Dünya Üzerinde 829 Milyon İnsan Açlıkla Mücadele Ediyor

 

Günümüzde her yıl 1,3 trilyon ton gıda israf edilirken dünya üzerindeki 829 milyon insan da trajik biçimde açlıkla mücadele ediyor. Halbuki her yıl israf edilen tonlarca gıda, açlık çeken insanların ihtiyacını fazlasıyla karşılayabilir fakat 2019’dan 2022’ye kadar yetersiz beslenen insan sayısı 150 milyon kadar artmış durumda.  Özellikle de gelişmemiş ülkelerdeki gıda güvensizliği, çatışmaların ve iklim krizinin getirdiği etkilerle şiddetlenmeye devam ediyor. Gıda israfı aynı zamanda karbondioksit salınımına da sebep olarak iklim krizini tetikliyor. Elbette, Dünya’da bu kadar insan açlıkla mücadele ederken trilyonlarca ton gıdanın israf edilmesi büyük bir adaletsizlik ve çözülmesi gereken acil bir sorun. Bu israfın, tükettiği kaynakları ve gezegenimize verdiği zararları da düşündüğümüzde israfı önlemek adına atılacak adımlar büyük önem taşıyor. Peki ama nasıl? 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü’nde işte sizlere 10 adımda israf önleme rehberi…

  1. Gereğinden fazla almamak için liste yapın

Alışverişe çıkmadan önce kendinize bir liste hazırlayın ve sadece o listedeki ürünleri almak için markete gidin. Bu liste dışında gördüğünüz ürünler ihtiyaç dışı ürünler olacak ve israf olma riski olacağından bunları almayarak gıda israfıyla mücadelede önemli bir yol kat etmiş olacaksınız.

  1. Son kullanma tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi bilgisine dikkat edin

Ambalajlı gıdaların üzerinde yer alan “Son Kullanma Tarihi” yiyeceği hangi tarihe kadar tüketebileceğinizin bilgisini verir. Yiyecekleri son kullanma tarihinden sonra tüketmek güvenli olmadığı için satın alım yaparken mutlaka tarihleri kontrol edin. Son Kullanma Tarihi, genellikle süt ve süt ürünleri, et, yumurta, et ürünleri, dondurulmuş gıdalar ve ambalajlı gıdalarda kullanılıyor. Son Kullanma Tarihi (SKT) olan gıdalar israfı önlemek adına stoklanmamalı ve son kullanma tarihine kadar tüketilebilecek miktarlarda alınmalı. “Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi” (TETT) ise son tüketim tarihine oranla daha esnek. Kuru fasulye, mercimek gibi kuru gıdalar ile makarna gibi tahılların ambalajlarında yer alan TETT, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi içerisinde güvenle tüketilebilir.

  1. Buzdolabınıza bakmadan alışverişe çıkmayın

Buzdolabınızda eksik olan ürünlere bakmadan, neye ihtiyacınız olduğunu tam olarak belirlemeden yeni bir ürün almanız demek çoğu zaman buzdolabında bozulmuş ürünlerle karşılaşacağınız anlamına gelecektir. Bu nedenle mutlaka alışveriş öncesi ihtiyaçlarınızı kontrol ederek satın alım yapın.

  1. Bozulmak üzere olan gıdaları farklı tariflerde değerlendirin

Kuru gıda dolabında ve buzdolabında bulunan yiyecekleri düzenli olarak kontrol edin ve son kullanma tarihleri yaklaşan gıdaları, israfı önlemek adına mutlaka tüketin. Gıda tüketiminde son alınanın daha sonra tüketilmesine, daha önce aldığınız ürünleri ise öncelikli tüketmeye dikkat ederek israfın önünü kesebilirsiniz. Fakat bazen bozulmasa da dolapta fazla beklemiş bir yemeği tüketmek istemeyebiliriz. Bu aşamada bu yemeği değerlendirebileceğiniz alternatif yemekler üretebilirsiniz. Tazeliğini kaybetmeye başlayan sebzeleri; çorba veya börek yapımında veya sebzeli omlet ile sebzeli makarnalar yaparak değerlendirmeniz mümkün.

  1. Pişirdiğiniz yemeklerin kalanlarını dondurun

Yemekleri küçük porsiyonlarda servis edin, yeterli değilse tükettikten sonra biraz daha ekleyebilirsiniz. Böylece tabağa fazla alınan yiyeceğin israfını önlemiş olursunuz.
Ertesi günün öğle yemeğinde, bir gün önce tüketemediğiniz yiyecekleri değerlendirin.
Pişirdiğiniz yemekler fazla ise daha sonra tüketmek üzere dondurun.
Yiyeceklerinizi sokaklardaki dostlarımız olan hayvanlar ile de paylaşabilirsiniz.

  1. Hala tüketebileceğimizden fazla yemek varsa paylaşın

Henüz tazeliğini koruyan fakat porsiyon olarak size fazla geleceğini düşündüğünüz yemeklerinizi paylaşmayı deneyin. Ailenize, arkadaşlarınıza veya iş arkadaşlarınıza ikramlarda bulunun. Yemeğe aile ve arkadaşlarınızı davet ederek birlikte tüketin. Yine de fazla yiyecekleriniz kalıyorsa bu gıdaları kabul edebilecek ve bunları ihtiyaç sahiplerine dağıtabilecek kurumlar olup olmadığını araştırabilirsiniz. Örneğin Ajinomoto’nun Türkiye’de 2017’den beri Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile yürüttüğü çorba dağıtımı, Çorbada Tuzun Olsun Derneği’nin çorba sponsorluğu ve Temel İhtiyaç Derneği’ne (TİDER) yaptığı gıda bağışı gibi projeleri bulunuyor. Bu projeler hem ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı kolaylaştırırken hem de israfın önüne geçiyor, sosyal sorumluluk bilincini geliştiriyor.

  1. Gıda artanlarını çorbada kullanın

Birçok besinin artık olarak görülen bazı kısımları farklı yemeklerde kullanılabiliyor.  Örneğin brokoli pişireceğinizde veya salata yapacağınızda saplarını kesip atmak yerine pişirilebilir ve brokoli çorbasında değerlendirilebilir.
Eğer besinin artık kısımlarını değerlendirmek mümkün değilse kompost yapımında kullanabilirsiniz. Kompost Nedir? diyenlere kısaca açıklayalım. Kompost, bitkisel kaynaklı gıda artıklarının mikroorganizmalar tarafından biyolojik olarak parçalandığı, verimli toprağı besleyen

koyu, topraksı, besleyici, zengin bir materyal haline getirilmiş halidir. Kompost, gübreye göre daha ekonomik ve organik bir seçenek olmakla birlikte gıda artıklarının değerlendirilmesine ve israfın önüne geçilmesine de büyük destek olur. Diğer yandan karışık sebze çorbası yapmak istiyor fakat her gıdayı ekonomik anlamda almanın maliyet yükünü taşımak istemiyorsanız da

sağlıklı ve hijyenik çözümler bulmanız mümkün. Örneğin, Bizim Mutfak, çorba yapmak için ihtiyaç duyulan bakliyat ve tahılları ayrı ayrı almak yerine, tüm bu besleyici içeriğe tek bir pakette ulaşılmasını sağlayan Bakliyatlı Çorbalar ürün serisini ilk kez piyasaya süren ve hazır çorba kategorisini baştan tanımlayan marka olmuştu. Türk tüketicileri Superfoods (Süper Besinler) trendiyle tanıştıran Bizim Mutfak markasının “Superfoods” Çorba Serisi’ni deneyerek hem tasarruflu hem de sağlıklı gıdaya ulaşabilir, israf ihtimalini de minimuma indirebilirsiniz.

  1. Doğru saklama yöntemlerini kullanın

Kimi gıdalar buzdolabında, kimi de dışarıda saklanmalı. Aldığınız gıdaları saklamak için en doğru yöntemleri araştırın ve bunları uygulayın. Bu şekilde aldığınız gıdaları daha uzun süre kullanabilecek ve israfın önüne geçmiş olacaksınız.

  1. İlk olarak önceden aldığınız gıdaları tüketin!

Son tüketim tarihlerine mutlaka dikkat edin. Daha önceden aldığınız gıdalara tüketmek üzere öncelik verin, böylece onlar bozulmadan tüketilmiş ve çöpe atılmamış olacaklar. Daha sonra yeni aldığınız ürünleri sağlıkla tüketebilirsiniz.

1.Küresel açlık kriziyle ilgili gerçekleri unutmayın!

Dünyada, gezegendeki herkesi beslemeye yetecek kadar gıda üretiliyor. Buna rağmen Dünya çapında 829 milyon kadar insan her gece aç yatıyor. Küçük çiftçiler, çobanlar ve balıkçılar küresel gıda arzının yaklaşık yüzde 70’ini karşılamalarına rağmen gıda güvencesizliğine karşı özellikle de onlar savunmasızlar.  Çatışma, açlığın bir nedeni ve sonucu. Öyle ki, 2020’de 23 ülkede 99,1 milyon insan için açlığın başlıca nedeni çatışmalar oldu. Dünya çapında 5 yaşın altındaki tahmini 14 milyon çocuk, israfın bir sonucu olarak şiddetli akut yetersiz beslenmeden muzdarip. Yetersiz beslenen çocukların sadece yüzde 25’i hayat kurtaran tedaviye erişebiliyor.

Gıda kaybının önüne geçmek mümkün!

 2015 yılında dünya liderleri yeni bir dizi Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH) belirlediler. Bunlardan biri, 2030 yılına kadar “açlığı sona erdirmek, gıda güvenliğini ve gelişmiş beslenmeyi sağlamak ve sürdürülebilir tarımı teşvik etmek”. BM, dünyanın bu hedefe ulaşma yolunda kaydettiği ilerlemeyi göstermek üzere yayınladığı raporunda şu verilere yer verdi: “Dünyada yetersiz beslenen insanların oranı 2000-2004’te yüzde 15’ten 2020’de yüzde 9,9’a düştü. Bodurluk (kronik yetersiz beslenme nedeniyle yaşlarına göre çok kısa olan çocuklar) oranı 5 yaşın altındaki çocuklarda 2000 yılında yüzde 33’ken 2019’da yüzde 21,3 olarak kaydedildi.”

 Gıda kaybı ve israfının önüne geçmek için projeleriyle ve STK iş birlikleriyle dikkat çeken Ajinomoto, 5 yıldan beri Dünya Gıda Günü’nde gıdaya erişim hakkına dikkat çekmek amacıyla Çorbada Tuzun Olsun Derneği’yle beraber evsizlere Bizim Mutfak çorbalarını dağıtıyor. Ocak 2019’dan bu yana ise yaptığı sözleşme kapsamında düzenli olarak derneğin tüm çorba ihtiyacını Bizim Mutfak çorbalarından karşılıyor. Ajinomoto, Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) ile Ocak 2019’da imzaladığı anlaşma kapsamında ise Türkiye’deki yoksul aileler için çalışıyor. Ürünlerini TİDER aracılığıyla bu ailelerle paylaşarak hem gıda israfıyla hem de yoksullukla mücadele alanında başarılı bir sosyal fayda yaratmayı amaçlıyor. Bu süreçte Ajinomoto’nun katettiği yol gerçekten umut verici. Ajinomoto Grup, gerek dünyada gerekse Türkiye’de bakliyat üretimine büyük önem veriyor. Küresel sürdürülebilirlik, gıda kaynakları ve sağlıklı yaşam sorunlarının çözümüne katkı sağlama amacı doğrultusunda Bizim Mutfak Bakliyatlı Çorba ve “Superfoods” Çorba serilerinin üretimiyle daha fazla insana besleyici ve pratik lezzeti ulaştırırken küresel israf gerçeğine dikkat çekerek bu sorunla güçlü bir şekilde mücadele etmeye gayret gösteriyor.

Ajinomoto Hakkında:
Ajinomoto, ‘Sağlıklı Beslen, Sağlıklı Yaşa’ (Eat Well, Live Well) felsefesiyle yüksek kaliteli çeşniler, soslar, sirkeler, çorbalar, bulyonlar, dondurulmuş gıdalar, unlu mamuller, turşular, içecekler, kahve, gıda takviye ürünleri, sporcu destekleri, tarımsal ve hayvansal verimliliği artıracak ürünler ve teknolojik ürünlerde kullanılan aminoasit bazlı bazı ürünlerin global üreticisidir.

Loading

Paylaş :

Comment here