Gümüşhane coğrafyası içinde olmasına rağmen Karadeniz sahil yoluna 47 Km. olması nedeniyle daha çok Trabzon’luların kullandığı tarihi bir yayla köyüdür Santa Harebeleri olarak bilinen yer. Gümüşhane il merkezine uzaklığı 82 Km. olan bugünkü adıyla Dumanlı köyü sınırları içindedir. Trabzon’un Araklı ve Arsin ilçelerinden gelenler Santa’yı yayla olarak kullanıyorlar. Bu coğrafyadan çıkan ve Karadeniz’e dökülen Yanbolu Deresi paralelinde olan yoldan 1600 rakımlı Santa’ya ulaşmak daha kolay çünkü. Tarihi mekânı görmeye gelenler de bu yolu kallanıyorlar. Gümüşhane- Bayburt karayolunun Yağmurdere ayrımından sola devam edildiğinde Taşköprü yaylasından da iniliyor. Kuruluşuyla ilgili olarak Ortaçağ maden işletmeciliğine kadar giden tarihçiler olsa da Osmanlı döneminde 1500- 1800 yılları arasında önemli bir madencilik bölgesi olduğu, bugün harabe halindeki yapıların maden işletmeciliği yapanlar tarafından inşa edildiği ve bir madenci köyü olduğu biliniyor.
Madenlerin 19. yüzyılda kapanmasıyla Santa bölgesinde yaşayanlar Trabzon, Batum, Tiflis ve Ermenistan’a göçmüşler; 1923 yılında nüfus değişimi nedeniyle Rum nüfusun Yunanistan’a gitmeleriyle tamamen boşaltılmış. Boşaltılan ev ve arazileri hazineden satın alanlar buralara yerleşerek yaz aylarını hayvancılık veya tatil yaparak bu sahada geçiriyorlar. Konut olarak kullanılan tarihi yapıların bazıları bugün de ev olarak kullanılıyor. Çoğunu aslına uygun olarak onaran yaylacılar bu konutlarda kalıyorlar. Dini yapılar o kadar korunamamış. Tamamının çatısu çökmüş, duvarları dökülmüş ve zeminleri insan beline çıkacak kadar ot ve bitkilerle kaplı. Yapıların çoğu 19. yüzyıla ait sanatsal değer taşıyan dini ve sivil mimarinin özelliğini yansıtan, bölgede bolca bulunan ahşap ve taş malzemeyle yapılmış yapılar. Taş işçiliğine hayran kalmamak mümkün değil. Tarihi günümüze taşıyan da taş yapılar olmuş. Bayır bir araziye doğayla uyumlu iki katlı evler yapılmış. Geçmişte madenciliğie bağlı çok zengin bir bölge olan Santa’da mağazalar, demirci, terzi, kunduracı, kuyumcu gibi ticari ve mesleki işyerlerinin olduğunu bildiriliyor.
Bugün ziyaret edilen merkezin dışında çok geniş bir alanı kapsıyor Santa. Öyle ki bu alanda 7 mahalle ve 13 kilise vardı. Bunlardan 5 tanesi kısmen ayakta duruyor. Çok sayıda şapel varken bunların tamamı yok olmuş. Kaynaklarda kız ve erkek öğrencilerin gittiği bir ilkokulun ve iki katlı bir ortaokulun varlığından söz ediliyor. Buradan mezun olanlar Trabzon Rum Lisesi’nde eğitimlerine devam ediyorlar. Geçmişin izlerini ve kalıntılarını bugüne taşıyan Santa bugün başından duman eksilmeyen bir Karadeniz yaylası olarak tarihe direnmeye devam ediyor. Yazın üç beş ayında insanların yaşadığı yemyeşil doğasıyla ötekilerden çok da farkı olmayan kartpostal görünümlü, dağları dumanlı bir yayla olarak nefes alıp vermeye devam ediyor.
Ziyarete gelenler için bir çayevinden başka bir şey yok Santa’da. Bir tabelada tarihçesi yazılmış. Yürüyüş yolu taş parke döşenerek çamurdan kurtarılmış. Dağları hep dumanlı ve bir yayla serinliği var havada. Santa’da yayla yapanlar 7 Km. daha giderek 2200 rakımlı Taşköprü’ye ulaşıp orada toplanıyorlar. Taşköprü’de kahveler, et ağırlıklı yemek ve ızgaralar yapan yayla lokantaları, bakkallar ve cami var. Yemekler burada yeniliyor. Soğuğa inat sıcak çaylar burada içiliyor. Belki de Temmuz ayında soba başı keyfini burada yaşıyorsunuz. Köyün adı gibi dumanlı her yer. Keyifli bir yayla soğuğu yaşıyorsunuz bu cöğrafyada.
Santa vadisi ve çevresi oldukça geniş; bu kadar yoğun olmasa da bugün her biri ayrı bir köy olan diğer kesimlerde de geçmişin izlerini taşıyan farklı yapılar görüyorsunuz geziyi genişlettikçe. Bu bölge geçmişin maden havzası olarak biliniyor. Maden işletmeciliğine bağlı olarak da bir yerleşim yeri ve bir yaşam alanı Santa ve çevresi. Tarihi yapılarda bizim fark edemediğimiz gizemli bir duruş var. Bunca yıldır ayakta kalmanın haklı gururunu yaşıyorlar. Tarihin bilimle desteklenerek yapılması gereken çalışmalar sanki yapılmamış gibi. Kulağımızı dudaklarına dayadığımızda geçmişten sesler duyabileceğimiz hissi veriyor insana. Santa Harabeleri tarihsel gerçekler haykıran suskun bir kayıp gibi duruyor Karadeniz Bölgesi’nin dağları, ırmakları, yaylaları, yeşillikleri ve dumanları arasında.
- BALDIRAN VEYA MENDEK - Ağustos 27, 2025
- Santa Harabeleri - Temmuz 30, 2025
- Beylerbeyi Sarayı - Mayıs 22, 2025




Comment here