Kategori Dışı

Ferhat İle Şirin’in Mezarları

Amasya denilince hemen akla gelenlerin başında elma ve Ferhat ile Şirin ve Ferhat’ın Şirin’e kavuşmak için dağları deldiği anlatısı gelir. Her ne kadar İran’da anlatılan Hüsrev-ü Şirin veya Hüsrev ile Şirin efsanesiyle benzeşmiş olsa da Amasya bu anlatıyı sahiplenmiş ve bu efsaneye uygun yapılar ortaya koyarak şehre mal etmiştir.

Bunlardan birisi de Ferhat ile Şirin’in temsili mezarlarıdır. Yeşilırmak kenarında ve şehrin merkezinde Ferhat’ın balyozla kayaları parçaladığını ve Şirin’in ona testiyle su getirdiğini temsil eden heykeller yapılmış olsa da yine Âşıklar Parkı adı verilen alanın üst kısmında yüksek bir kayaya anlatıya uygun heykeller dikilse de hiç birisi temsili mezarlar kadar ilgi çekici olamamıştır.

Şehrin diğer yamacında bulunan kayalara oyulmuş kral mezarları ziyaretçilerin ilgisini çekse de hiçbir tarihi eser Ferhat ile Şirin efsanesinin önüne geçememiştir. Amasya’da yaşamış Osmanlı şehzadelerinin büstleri ve o dönemde şehre kazandırılan ve bugün tarihi eser olarak nitelendirilen camiler ve medreseler de hep bu efsanenin gölgesinde kalmıştır. Aşk ve aşka dair her şey insanların yüreğine hitap etmiştir her zaman.

Ferhat o günün önemli yapılarına süslemeler yapan bir nakkaştır. Amasya İl Turizm ve Kültür Müdürlüğü’nün kayırlarına göre Şirin Amasya Sultanı Mehmene Banu’nun kız kardeşidir. Sarayda süsleme çalışmaları yapan Ferhat’a âşık olur. Ferhat da ona âşık olmuştur ve Şirini Mehmene Banu’dan ister. Mehmene Banu Şirin’i vermemek için Ferhat’ın yapamayacağı bir şart ortaya koyar. Eğer Amasya’ya su getirirse Şirin’i verecektir.

Bunun üzerine Ferhat dağları yararak şehre su getirmeyi başarır. Ancak Mehmene Banu Ferhat’a Şirin’in öldüğünü bildiren bir haberci gönderir. Şirinin öldüğüne inanan Ferhat külüngünü havaya fırlatır, başını külüngün düşeceği yere koyar ve orada ölür. Ferhat’ın öldüğünü öğrenen Şirin’de dağa koşar, Ferhat’ın ölüsünü görünce kendini kayalıklardan atarak ölür. Efsane burada bitse de halkın sahiplenmesi yüzyıllarca sürecektir.

Gerçekten Amasya’ya su getiren kayalara oyulmuş kanallar bugün bile görülebilmektedir. Bölgeye bir park yapılmış ve ayrıca Âşıklar Müzesi adıyla bir de müze kurulmuş. Alana iki temsili mezar yapılmış ve hikâyede olduğu gibi aralarına mesafe konulmuş. Ancak mezarların hemen yanına tarihten bugüne gelen su kanalının gerçek durumu da yazılmış. Amasya Valiliği su kanalının; Geç Helenistik, Erken Roma Döneminde şehre su getirmek için yapıldığını, yaklaşık 20-25 Km. uzunluğunda olduğunu, Merkez Meşeli Çiftliği Köyü Kırkgöz mevkiinden başlayıp yine Merkez Mehmet Paşa Mahallesi’nde son bulduğunu düşünmektedir. Tarihi su kanalı Ferhat dağının eteğinden geçmektedir.

Amasya bu efsaneyi turizme dönüştürmeyi çok iyi başarmış. Sırf bu efsanenin geçtiği yerleri görmek için insanlar Amasya’ya geliyorlar. Bir proje dâhilinde Ferhat ile Şirin efsanesine dayalı bazı çalışmalar yapmışlar. Ferhat ile Şirin’in temsili mezarlarını yapmışlar. Efsanenin Türkçe ve İngilizce olmak üzere kısa bir özetini mezarların hemen yanına yazmışlar. Mezarların olduğu bölgede yüksek bir tepeye de Şirin’in kendini kayalardan atışını anlatan bir heykel dikmişler.

Bir efsane hiçbir yerde bu kadar ete kemiğe bürünmemiştir. Bu kadar hayata uyarlanıp gerçek yaşamın bir parçası olmamıştır. Amasya bunu başarmıştır. Amasya Âşıklar Parkı ulaşım olarak da şehirden dolmuşlarla gidilebilecek kadar kolaydır. Ayrıca Âşıklar Müzesi de gezilip görülecek kadar önemli bir alandır. 65 yaş üstüne giriş ücretsiz olup diğer vatandaşlar için de 25 TL gibi bir ücret belirlenmiştir. Tek kusuru engelli bireylerin tekerlekli sandalye ile gezebilmelerine uygun olmayışıdır.

Genelde tarihi eserleriyle önemli bir zenginliğe sahip olan, tarihi konaklarıyla bir kültür hazinesiyle kucak kucağa yaşayan şehir Yeşilırmak vadisinin kendisini daraltmasından bu eserlerin ve kültürel varlıklarının gün yüzüne çıkmasıyla kurtulacaktır. Görünen o ki bu çalışmalar çoktan başlamış ve önemli de bir yol alınmıştır.

 

 

Loading

Paylaş :

Comment here