Yazarlar

Gazete, dergi okumayalım ama basın yanımızda olsun

 

2024 ekonomik krizin etkisinin iyiden iyiye hissedildiği bir yıl oluyor. Gün geçmiyor ki bir iflas veya konkordato ilanı duymayalım. Seçim süreçlerinin sonlanması ile birlikte zamlar sağanak halinde yağmaya başladı. Kurda ortaya çıkan aşırı ve anlamsız oynaklık da tuzu biberi oldu. Kur yükseldikçe bir grup feryat ediyor. Düşerse başka bir grup

Sonuç; enflasyon patladı. Vatandaşında ağzı burnu dağıldı.

Gücünün farkında olamayan bir sektör “Toplu yemek ve Catering”

Ekonomik krizi en fazla hisseden sektörlerin başında Toplu yemek ve catering sektörü  gelmektedir. Kriz zamanlarında hasar tespiti firma bazında tabiî ki yapılıyordur. Ancak sektör bazında yapıldığını söylemek ise zor. Toplu yemek ve catering sektörü maalesef gücünün farkında değil.

Veya farkında değilmiş gibi davranıyor.

20 yıldır bu sektöre yönelik yayın yapıyoruz. Organize bir şekilde birlik, beraberlik ve liderlik çalışması göremedik. Bire birde her türlü şikâyet ve öneri yapılırken, kamuoyu önünde sesler cılızlaşıyor. Hatta kesiliyor. Sektörün yapısı gereği  rekabet ölümcül olabilmektedir. Bu nedenle birlik beraberlik zor, kabul ediyorum.

Yine de firmaların tamamı bir biri ile rakip değiller. Bölgesel olarak, büyüklük olarak farklılık göstermektedirler. Büyük firmaların sektörün gerçek anlamda liderliğine soyunmaları gerekmektedir. Bilgilerini, imkânlarını diğer firmalarla paylaşmaları gerekmektedir. Böyle bir çalışma küçük ve orta ölçekli firmaların gelişimine katkı sağlayacaktır.

Gücünün farkında olunmayan bir sektör ”Sektörel Yayınlar”

Ekonomik krizin yıkıcı etkisini iliklerine kadar hisseden bir diğer sektör ise yayıncılık oldu. Kâğıt ve baskı malzemelerinde tamamen dışarı bağımlı durumdayız. Bu durum sektörün maliyetlerini yüzde ikiyüzün üzerinde arttırdı. Birçok yayınevi  faaliyetine ara vermek zorunda kaldı. Bazıları ise kepenk indirdi.

Bir sektörü merkeze alarak o sektörle ilgi yayın yapan basılı, görsel veya dijital yayınlara Sektörel yayınlar diyoruz. Sektör içinde iletişim sağlayan bu yayınlar, sektörlerin kılcal damarlarına kadar nüfuz etmeye çalışır. Sürekli niş pazarlar(mikro pazarlar)arayıp bulurlar.

Ülkemizde 1000 civarında bu tür yayın bulunmaktadır. Yaklaşık 10 bin kişiyi doğrudan istihdam eden sektörel yayınlar paydaşları ile birlikte büyükçe bir ekonomik faaliyet ortaya çıkarmaktadır.

Sıkıntılı zamanlarda firmaların ilk tasarruf kaynağı ilanları kesmek oluyor.

Hâlbuki kriz aynı zamanda fırsat demektir.

Yayınların yaşaması için gayret  göstermeyenler  başları  sıkıştığında feryat etmeğe başlıyorlar.

“Nerede bu basın? Niye bunları yazmıyorlar”

Nasıl yazsın/ niye yazsın…

Bu eleştirileri yapanlara hep aynı soruyu sorarım.

Bugün hangi  gazeteyi aldın. Abone olduğun bir dergi var mı? Aldığım cevapların %99’u
“Ben gazete, dergi okumam” şeklinde olmuştur.

Dünya görüşünüz ne olursa olsun, size seslenen yayınlar var. Her gün bir gazete alın. Dergilere destek olun ki basın güçlensin, İhtiyacınız olduğunda yanınızda dik durabilsin.

 

Loading

Dursun Arık
Paylaş :

Comment here