Beypazarı ve Zerde
Zamanın durduğu yer yazıyor şehrin meydanında. Bir de havuç heykeli var şehrin en can alıcı, tarihi görünümüyle muhteşem ve yöresel ürünlerin satıldığı dar ve en kalabalık sokağının girişinde. Türkiye havuç üretiminin yüzde 50 sini bu şehir sağlıyor. 21 dekar alanda havuç üretimi yapılıyor ve 120 – 130 bin ton havuç elde ediliyor. O meşhur ve ihtişamlı sokağın birçok yerinde havuç suyu ikram ediliyor şehri gezmeye gelenlere. Çok misafirperver bir esnafı var ve neredeyse her dükkândan bir ikram sunuluyor gezginlere.

Gezginler diyoruz; Beypazarı özellikle yaz aylarında yoğun bir ziyaretçi akınına uğruyor. 2024 yılında sadece müzeleri 150 binden fazla ziyaretçi gezmiş. Genel ziyaretçi sayısını 500 bin olarak kaydeden kaynaklar var. Çünkü Beypazarı bir kültür şehri olması dolayısıyla 2016 da başlayan bir sürecin sonunda 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı. Beypazarı’nda kültür, tarihin önüne geçse de şehrin tarihine kısaca bir göz atmak gerek. Beypazarı Kaymakamlığı ve Beypazarı Belediyesi’nin resmi Internet sitelerinde şehrin tarihiyle ilgili verdikleri bilgileri özetleyerek aktarmak istiyoruz.
Beypazarı Ankara’nın 100 Km. kuzey batısında, eski Ankara- İstanbul yolu üzerinde bulunuyor. Roma döneminde ise İstanbul- Ankara- Bağdat tarihi yolu üzerinde bir ticaret merkeziydi. İlk çağda Hitit, Frig, Galat, Roma ve Bizans yönetiminde olan Beypazarı daha sonra Selçuklu ve Orhan Bey’in Ankara’yı almasıyla Osmanlı yönetimine geçmiştir. Osman Bey’in dedesinin mezarı Hırkatepe köyündedir. 1868 yılından itibaren Ankara’ya bağlı bir kaza merkezi olarak önemini sürdürmüştür. Tarih boyunca çeşitli adlarla anılan ilçe
“Beğ Bazarı” adından sonra bugünkü Beypazarı adını almıştır.
Evliya Çelebi 1638 yılında Beypazarı’nı görmüş ve Seyahatnamesinde genişçe yer vermiştir. Haftada bir gün Pazar kurulduğunu, halkın tiftik keçisi yetiştirdiğini, pazara 10 bin kişinin geldiğini, şehirde 20 mahalle, 3060 tane iki katlı ev, 600 dükkân olduğunu, 70 çocuk mektebine sahip olunduğunu yazan Evliya Çelebi, buranın bir Türk şehri ve halkının Oğuz taifesinden olduğunu kaydeder. “ Bostanlarında bir çeşit kavun olur ki lezzetinden adamın damağı yarılır. Bu kavundan zerde pişirilir, içine tarçın ve karanfil korlar” der.
Anadolu’nun ve Trakya’nın değişik şehirlerde yapılsa da Beypazarı Zerde ile özdeşleşmiştir. İlçenin coğrafi işaret almış Beypazarı Kurusu’nun bile önüne geçmiştir. Zerde bir tatlı olsa da Beypazarı’nda Zerde Otel, Zerde Cafe, Zerde Restoran gibi özellikle ziyaretçilere hitap eden işletmeler var. Zerde; İstanbul, Gaziantep, Balıkesir, Konya, Şanlıurfa, Tekirdağ, Edirne, Adana, Karaman gibi illerimizde de yapılıyor. Ancak Beypazarı zerdesi ilçeye gelenlerin yemeden gitmediği bir tatlı türü olarak damaklara tat bırakmış. Bazı kaynaklarda geleneksel Osmanlı tatlısı olarak da geçen zerde ağırlıklı olarak pirinç ve şekerle yapılan, çeşitli baharatlarla zenginleştirilmiş bir tatlı olarak biliniyor.
Yeterli miktarda iyi yıkanmış pirinç yine gerekli miktarda suya konularak yavaş yavaş kaynatılıyor. Bir süre sonra gül suyunda bekletilmiş safran ekleniyor. Biraz zerdeçal ilave ediliyor. Bir süre daha piştiğinde yeterli miktarda şeker ilave ediliyor. Zerdenin kıvamını tutturmak için suda eritilmiş nişasta katılıyor. Karanfil ekleniyor. Sütlaç kıvamına gelmeyecek kadar pişiriliyor. Kâselere alınıp servis yapılmadan önce her kâseye fıstık ve kuş üzümü konularak görsel bir zenginlik sağlanıyor. Gerekli baharatların bulunamadığı durumlarda ve farklı yörelerde farklı pişirme yöntemleri ve baharat farklılıkları görülebiliyor.
Zerde tatlısı kullanılan pirinç ve şekerin yanında adını da aldığı ve bir miktar içine katılan zerdeçalın özellikleri bakımından birçok sağlık sorununun çözümünde etkin rol oynar. Ayrıca yine içine katılan safranın antioksidan, antidepresan ve afrodizyan özelliği bakımından ruh ve cilt sağlığına olumlu katkı sağlar. Ülkemizin zengin lezzet coğrafyalarından birisi olan Beypazarı’nın adıyla birlikte anılan zerde; bir tarih ve kültür şehri olması nedeniyle turizm alanında adından sıkça söz ettiren bu şirin Anadolu ilçemizin ziyaretçilerine sunduğu çok özel bir lezzet olarak biliniyor. Gittiğinizde yemeden dönmeyin diyerek bitiriyoruz.
- ACI KAYBIMIZ - Eylül 27, 2025
- Planlama ve organizasyon yeteneği…. - Ağustos 27, 2025
- Menü Planlaması… - Ağustos 27, 2025




Comment here