Kategori Dışı

Mantar veya tirmit

Ülkemizin değişik bölgelerinde doğada kendiliğinden farklı türleri yetişen mantarlara bazı yörelerde halk arasında tirmit denildiğini biliyoruz. Hatta kulak kepçesi büyük olanlara tirmit kulaklı diye takılırlar bu yörelerde. Doğada kendiliğinden yetiştiği için de çok aranılan ve çok sevilen bir lezzettir. Ava gider gibi tirmit aramaya gidilir. Yaz mevsiminin ilk aylarında bolca yetişir doğada. Daha çok ormanlık, gölgeli ve nemli yerlerde olur. Yağmurlu havalarda bolca yetişir. Anadolu’da farklı arazi koşullarında yetişen farklı türleri olmakla birlikte Karadeniz’de çok fazla çeşidine rastlayamazsınız. Gürgen ormanları ve orman gülleri arasında yetiştiği gibi fındık bahçelerinde de bulunabilir.

Doğada kendiliğinden yetişen tirmitlerin zehirli olup olmadığı konusu hep tartışılmıştır. Yörede yaşayanlar zehirli tirmitle zehirsiz tirmiti kolaylıkla ayırabiliyorlar. Öncelikle yıllardır topladıkları tirmitleri bir bakmaya anlıyorlar. Yetiştikleri yerleri biliyorlar. O bölgenin tirmitlerinin zehirli olmadığında çok eminler. Kırdıklarında beyaz bir sütü çıkıyor. Bir de yine doğada yaşayan sülük ve başka canlılar zehirli mantarları yemiyorlar. Bu da zehirli olup olmadığını anlamak için başka bir yöntem olarak değerlendiriliyor.

Yetiştiği yere göre adları var tirmitlerin. Ormanlık alanda yetişen ve beyaz renkli olan tirmite orman tirmiti ya da süt tirmiti diyorlar. Fındık ocaklarının arasında yetişen ve kahverengi bir görünümü olan tirmite bahçe tirmiti, yine fındık bahçelerinde bulunan ve rengi sarı, bacağı kısa olan tirmite de tavuk tirmiti adını vermişler. Yine kahverengi ve ormanlarda olan, beyaz sütlü tirmite de geyik tirmiti diyorlar. Tavuk tirmiti daha çok Eylül ayında bolca bulunuyor. Orman tirmitinin mevsimi ise Temmuz ayı olarak biliniyor. Bazı yıllar bolca olurken bazı yıllar az olabiliyor.

Tirmitin yemek olarak sofralara gelmesi daha çok kavurma şeklinde oluyor. Araziden toplanan tirmitler iyice temizlenip, doğranıp yıkandıktan sonra belirli sürede kaynatılarak haşlanıyor. Sonra süzgeçten süzülüyor ve biraz bekletiliyor. Bir başka kapta bol soğan tereyağı ile iyice kavruluyor. Süzülen tirmitler avuçta iyice sıkıldıktan sonra kavrulmuş soğanla bir süre daha kavrularak yemek olarak servis yapılıyor. Araziden toplanma durumuna göre bazen ayrı ayrı bazen de karışık olarak kavruluyor. Zaman zaman tek tek közde de pişirildiği oluyor tirmitlerin. İçine ince tuz konularak közde pişiriliyor. Çok farklı bir lezzet ortaya çıkıyor.

Mevsimine göre bolca yetişen tirmitlerin tuzlanarak kışa bırakıldığı ve ya kurutularak saklandığı biliniyor. Tuzlanarak veya kurutularak kışa saklanan tirmitler yine haşladıktan sonra kavrularak yemek yapılıyor. Bolca yetiştiği yıllarda pazarlarda satılan tirmitler iyi alıcı bulurken aile bütçelerine katkı sağlayan bir değere dönüşüyor. Bölgesel olarak yetişse de bölge dışında yaşayanlara da gönderiliyor. Bölgesel olarak çok özel bir lezzet olan doğal tirmitler bölge dışında yaşayanların özlediği bir tat olarak hep aranıyor.

Bölge insanı sağlık yönünden faydalarını çok da önemsemese de mantarın yani tirmitin sağlık açısından faydaları hiç de yabana atılır gibi değil. Tirmit potasyum yönünden çok zengin. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kansızlığa iyi geliyor, kan basıncını düzenliyor. Doğal D vitamini deposu. Antioksidan özelliği var. Hafızayı güçlendiren tirmit tam bir cilt dostu. Tirmitin bir başka özelliği de doğal insülin olması. Vücuttaki şeker ve nişastayı parçalayıcı bir özelliği var. Karaciğere ve pankreasa iyi geliyor. Kanser oluşumunu önlediği bilgisi bile var kaynaklarda. Sağlık açısından önemli bir besin olduğunu görüyoruz.

Anadolu’nun değişik bölgelerinde farklı türleri yetişiyor doğada. Türleri çoğaldıkça isimleri de çoğalıyor. Pişirme şekilleri de farklılıklar gösterebiliyor. Her birisinin ayrı bir kıymeti var. Karadeniz bölgesinde çok çeşitlilik olmamasına rağmen her mantar her yörede yenilmiyor. Bölge insanının bir avcı dikkatiyle bulmaya ve toplamaya çalıştığı doğal tirmitlerin yöresel lezzetleri nesilden nesile devam ettiriliyor.

Loading

Paylaş :

Comment here